T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

Tarım ve Orman ile Milli Eğitim bakanlıkları arasında "Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" imzalandı

Yayın Tarihi : 2.6.2022
Tarım ve Orman ile Milli Eğitim bakanlıkları arasında tarım alanında meydana gelen gelişmelerin takip edilmesi, tarım ve gıda sektörlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla "Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" imzalandı.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in de katılımıyla Tarım ve Orman Bakanlığı'nda gerçekleştirilen imza töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, katsayı problemiyle üniversitelerin önünde yığılmalar olduğunu ifade ederek, "Bu da 'tek yol üniversitede okumak' gibi bir sonucu beraberinde getiriyor. Bunun sürdürülebilir olmadığını süreç içerisinde hep beraber gördük. Ara elamana ihtiyaç duyan sektörler bunun eksikliğini, acısını ziyadesiyle hissetti." diye konuştu.

Tarım ve orman sektörlerinin yıllar boyunca "ihmal edilebilir" olarak görüldüğünü dile getiren Kirişci, bazı çevrelerin bu sektörlerin ürettiklerinin ithalat yoluyla ikame edilebileceği gibi kötü bir düşünceye sahip olduğunu söyledi.

Kirişci, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, teknolojinin karın doyurmadığını gösterdiğini dile getirerek, "Diğer taraftan cebimizde paramız var ama herhangi bir satın alma gücü olamıyor. Dolayısıyla bu durum, mutlak suretle yerli ve mümkünse milli üretimin gerçekleştirilmesini ki, bu da tarımın ta kendisi, meşru ve zorunlu kılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"TARIM SEKTÖRÜNÜN ARA ELEMAN İHTİYACI KARŞILANACAK"

Tarım ve Orman Bakanlığının, son yapacakları alımla, 150 bin kişiden oluşan Türkiye'nin en büyük 5. bakanlığı olduğunu belirten Kirişci, iki bakanlığın imzalanan protokolle önemli bir iş birliği iradesini ortaya koyduklarına dikkati çekti.

Eğitimi her zaman desteklediklerinin altını çizen Kirişci, "Bu çerçevede oluşturulacak iş birliği sonrası bu okullarda yetiştirilecek kardeşlerimiz ara eleman ihtiyacımızı ziyadesiyle karşılayacaktır." dedi.

"HAYAT ASLINDA KIRSALDA"

Kirişci, köylerin yeniden cazibe ve yaşam merkezleri haline getirilmesi hususunda çalışmaları tamamlayarak, bunu hayata geçirmeyi sabırsızlıkla beklediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hayat aslında kırsalda. Biraz modernite adına kırsalı terk etmeyi marifet zannettik. Bunu zanneden ülkeler arasına bizler de dâhil olduk. Kırsalı terk ederek kentlerin etrafında varoşlar oluşturduk. Sahip olduğumuz değerlerimizi büyükşehirlerin koşuşturması içerisinde kaybettik. Kırsala dönüş ve kırsalda yeniden yaşam bizim çok üzerinde durduğumuz bir husus. Buna ilişkin çok sayıda projemiz var. Bu çalışmalarla kırsal kalkınmayı desteklediğimizi iletmek isterim."

Konuşmaların ardından protokolü imzalayan bakanlar, öğrencilerle toplu fotoğraf da çektirdiler.

Dünyada artan gıda talebi, değişen iklim şartları, yaşanan olağanüstü süreçler toprak ve su kaynaklarının kısıtlı olması tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Küresel ölçekte yapılan analizler; suyun ve enerjinin yanında gıda arzının da çok önemli bir rol oynayacağını bizlere göstermektedir.

Dünyada tarımsal üretimdeki gelişmeler, nüfustaki artış, küresel ısınma, savaş gibi unsurlar “Gıda Güvenliğini” dünyanın yakın gelecekteki en önemli sorunlarından biri olarak işaret etmektedir.

Bu nedenle kaynaklarımızı doğru planlama ve gerekli tedbirleri alma konusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Ülkemizde sürdürülebilir kırsal kalkınmanın en önemli beşeri kaynağı olan nitelikli tarımsal işgücünü gelişen teknolojik imkânlarla beraber artırmaya çalışıyoruz.

Kuşkusuz bütün bu süreçlerin en önemli bileşeni eğitimdir. Nitelikli eğitimle ve teknoloji kullanımıyla birim alandan daha fazla verim almak mümkündür.

Bakanlık olarak alın terinin yanında akıl terinin de önemini biliyor bu çerçevede eğitim ve yayım faaliyetlerimizi yediden yetmişe herkes için önemsiyoruz.

Eğitimlerimizle kırsalda, tarımsal yeniliklerin yaygınlaştırılmasını, yapılan projelerle genç nüfusumuzu tarımsal üretim ile buluşturmayı amaçlıyoruz.

Bu eğitim faaliyetlerimizle yılda 1,5 milyon kişiye ulaşıyoruz.

Eğitim programlarımızı belirlerken kadınlarımıza ve gençlerimize de ayrıcalıklar tanıyoruz.

Ayrıca Bakanlığımız bünyesinde Bilecik, Elazığ, Düzce, Sivas, Kastamonu ve Mersin olmak üzere toplam 6 ilde bulunan El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüklerimizde, 14-24 yaş arası gençler için kırsal alanda edinilebilecek mesleki kurslar düzenleyerek istihdama kazandırıyor ve geleneksel kültürümüze de sahip çıkıyoruz.

Adana, Ankara ve Aydında yer alan tarımsal eğitim merkezlerimizle de yeni teknolojileri uygulamalı olarak çiftçilerimizle buluşturuyoruz.

 Uzaktan eğitim platformumuz olan tarım orman akademisine ürettiğimiz içeriklerle bilgiye her zaman ve her yerden erişilmesini sağlıyoruz.

Tarım ve Orman Bakanlığı olarak; Milli Eğitim Bakanlığımız ile birlikte ortak projeler üreterek yaptığımız çalışmalarla da üreticilerimiz ve gençlerimizin yanında olmaya ve onları her alanda desteklemeye devam edeceğiz.

Bugün bu amaca hizmet edeceğine yürekten inandığım ortak bir yönetim modeliyle mevcut ve yeni kurulacak okulların aktif hale getirilmesine yönelik önemli bir iş birliği protokolüne imza atacağız.  

Bu okulların, nitelikli insan kaynağı oluşturmak için önemli bir işlev göreceğine inanıyorum.

Tarım sektöründe verimliliği teknoloji ve bilgiyle arttırılabildiğine inanıyoruz. Bu okullarda yetişen gençlerimizin içinde bulunacağı projelerle, yapılacak tarımsal faaliyetlerin verimli olacağından ve ülkemiz tarımına katkı sağlayacağından hiç şüphem yok.

Dünyada yaşanan gelişmeler bizlere bir kez daha gösterdi ki teknoloji tek başına yeterli olmuyor yani diğer bir tabirle tek başına karın doyurmuyor.

Bu okullarda okuyan ve okuyacak olan öğrenci arkadaşlarımın da doğru yolda olduklarını bu vesile ile bir kez daha söylemek istiyorum.

Tarım dün olduğu gibi gelecekte de vazgeçilmez sektörlerimizden biri olacak. Bakanlık olarak bu konuda mesleki ve teknik yeterliliklerinin artırılması için öğrenci ve öğretmen arkadaşlarımıza tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz.

Çünkü vakit üretme vakti, çalışma vakti birlikte ülkemizi 2053 vizyonuna taşıma vakti

Sözlerime son verirken bir kez daha vurgulamak isterim ki Türkiye’nin yarınları olan genç kuşağa ve bilginin gücüne inanıyor üreticilerimizle, bakanlık çalışanlarımızla gençlerimizle bu bereketli toprakları hep birlikte işleyecek sektörümüzü hep birlikte ileriye taşıyacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle protokolün oluşturulması sürecinde Bakanımıza, çok değerli çalışma arkadaşlarına ve Bakanlık çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Emeği geçen herkesi tebrik ediyor; protokolün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.