T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

TARIM VE ORMAN BAKANI DR. BEKİR PAKDEMİRLİ: “ 2030 YILINA KADAR AÇLIĞA SON VERME HEDEFİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMDAN GEÇMEKTEDİR”

Yayın Tarihi : 17.10.2018

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, "2030 yılına kadar açlığa son verme hedefi, ulaşılması zor bir hedef değil. Bu hedefe başarılı bir şekilde ulaşmanın yolu sürdürülebilir tarımdan geçmektedir." dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle bu yıl dördüncüsü düzenlenen Sürdürülebilir Gıda Konferansı, İstanbul'da başladı.

Dr. Bekir Pakdemirli, program öncesinde Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Avrupa ve Orta Asya'dan sorumlu Genel Direktör Yardımcısı Vladimir Rakhmanin'i kabul etti. Basına kapalı gerçekleştirilen kabulde, iş birliğinin devam ettirilmesi ve daha ileri noktaya taşınması konusunda tam mutabakat sağlandığı bildirildi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli, bu yıl "2030'a kadar dünyada açlığa son vermek mümkün" temasıyla 38'incisi düzenlenen Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen konferansın açılışında yaptığı konuşmada, dünyada yaşanan açlık sorununun; iklim değişikliği, kaynakların verimli ve etkin kullanılmaması, yaşanan çatışma ortamları, gelir paylaşımındaki dengesizlikler gibi pek çok sebebi bulunduğunu anlattı. 

Dr. Pakdemirli, 2030 yılına kadar açlığa son verme hedefinin, ulaşılması zor bir hedef olmadığını belirterek, "Bu hedefe başarılı bir şekilde ulaşmanın yolu sürdürülebilir tarımdan geçmektedir. Kırsal kalkınma alanında daha fazla yatırım yapmak, gıda israf ve kayıplarını önlemek ve üreticileri bilinçlendirerek desteklemek, sürdürülebilir tarım için vazgeçilmezimizdir." dedi.

Doğal kaynakların sınırlı olduğunu, herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Dr. Pakdemirli, su kaynaklarının azaldığını ve her geçen yıl temiz su ihtiyacının arttığını, bakanlığın, su ve enerji kaynaklarını koruyarak sürdürülebilir gıda güvenliğini sağlamak için yoğun çaba sarf ettiğini anlattı.

Bakan Dr. Pakdemirli, "Bugün burada belirtmek isterim ki bakanlık olarak, önümüzdeki günlerde üreticiden tüketiciye, yani tarladan sofraya gıda kayıp ve israfların sonlandırılması amacıyla ilgili tüm paydaşları da dâhil edeceğimiz yeni bir çalışma başlatacağız." dedi.

"Tarımsal üretimde dünyada ilk 10'da yer alıyoruz"

Dr. Bekir Pakdemirli, Türkiye'nin, tarımsal üretimde dünyada ilk 10'da yer aldığını belirterek, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma kapsamında uluslararası ortaklarla bölgede ve dünya çapında üzerlerine düşen görevi yapmaya gayret gösterdiklerini ifade etti. 

FAO ile yürüttükleri Ortaklık Programı kapsamında, Orta Asya'daki kardeş ülkelere, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla finansman ve teknik destek sağladıklarını kaydeden 
Dr. Pakdemirli, program başarılı olduğu için ikinci fazına "ormancılık" alanını da eklediklerini bildirdi.

Dr. Pakdemirli, 2050 yılında küresel nüfusun 9,7 milyara ulaşmasının beklendiğini ifade ederek, gıda arzının neredeyse yüzde 50 artması gerektiğini söyledi. Dr. Pakdemirli, "Ancak erozyon, arazi bozunumu, iklim değişikliği ve çatışma ortamları tarımsal üretime, dolayısıyla gıda güvenliğine olumsuz etki yapan başlıca faktörlerdir." dedi.

Dünyada gıda güvenliğinin sağlanamaması sonucu 821 milyon insanın açlık sorunu çektiğini vurgulayan Dr. Pakdemirli, "Bu nüfusun neredeyse 3'te biri Afrika'da yaşamaktadır. Afrika kıtasında toplam nüfusun yüzde 21'i, yani 256 milyondan fazla insan, yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya bulunmaktadır. Büyük çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere dünya genelinde çocuk ölümlerinin yüzde 45'i yetersiz beslenme kaynaklıdır. Bu sorunların farkında olarak, açlık sorununun yoğun bir şekilde yaşandığı ve Cumhurbaşkanımızın özel önem verdiği Afrika ülkeleri ile ülkemiz arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla pek çok faaliyet gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz." şeklinde konuştu. 

"Sanayileşmiş ülkelerde gıda kaybı ve israfı 700 milyar dolar"

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli, büyük oranda açlık çeken nüfusa karşın dünyada 672 milyon obez ve 1,9 milyar fazla kilolu insan bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"ABD'nin yüzde 36'sı obez, Avrupa'nın yüzde 23'ü obez, yüzde 50'si de aşırı kiloludur. Ayrıca, aşırı gıda tüketiminin yanı sıra gıda israfının en çok yapıldığı ülkeler de batı ülkeleridir. Dünyada üretilen gıdanın her yıl üçte biri kaybedilmekte ya da israf edilmektedir. Her yıl gelişmiş ülkelerde israf edilen gıda hacmi, 222 milyon ton, tüm Sahraaltı Afrika ülkelerinin net gıda üretim hacmine neredeyse eşit. 

Gıda kaybı ve israfının ekonomik açıdan boyutu sanayileşmiş ülkelerde 700 milyar dolara, gelişmekte olan ülkelerde de 300 milyar dolara tekabül etmektedir. 2050 yılında 9,7 milyara ulaşacak dünya nüfusunu beslemek için tarımsal üretimin yüzde 50 oranında artması gerektiği düşünüldüğünde, gıda kaybı ve israfını asgari düzeylere indirmenin hayati derecede önem arz ettiğini vurgulamamız gerekiyor."

Dr. Pakdemirli, bu kapsamda hükümetlerin ve uluslararası toplumun, gerekli önlemleri alması, geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmeden tedbirleri hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.