T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

BAKAN YUMAKLI, KIRŞEHİR'DE TAKE PROJESİ TOHUM DAĞITIM PROGRAMI'NA KATILDI

Yayın Tarihi : 29.02.2024

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TAKE projesinin yaklaşık 3 yıl önce başladığını belirterek, “Son 2 yılda büyük bir ivme kazandı. 3 yılda 1241 projeye ayırmış olduğumuz kaynak tutarı yaklaşık 1 milyar lira. 2024 yılında, son 3 yılda harcamış olduğumuz bu rakamın yarısı kadar, yani 520 milyon liralık bir kaynağı bu projeye ayırmış durumdayız." dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Kırşehir'e giden Bakan Yumaklı, Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara'yı ziyaret etti.

Buradan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen TAKE Projesi Tohum Dağıtım Programı'na katılan Yumaklı, yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı'nı üretimin ve üreticinin yüzyılı yapma parolasıyla yola çıktıklarını, bu yoldaki en büyük destekçilerinin de çiftçiler olduğunu söyledi.

Yumaklı, çiftçilerin kullandığı tohumun sertifikalı olma zorunluluğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz bir dönümlük yere ektiğiniz tohumdan 300 kilogram yerine 400 kilogram alabilecek potansiyele sahipseniz ve bunun da başlangıç noktası tohumsa bunun da temel şartı o tohumun sertifikalı olmasıdır. Milli ve yerli sertifikalı tohumlarımızı üretmek için tohum firmalarımız, bakanlık teşkilatımız çok yoğun çaba içerisinde. Neden? Çünkü iklim değişikliği dediğimiz mevzu var. Bugün 29 Şubat, normalde bu mevsimde kar yağması gerekiyordu ama yok. Günlük, güneşlik bir ortam. Elbette şu an için bu bağlamda bizi etkileyecek bir şey yok bugün itibarıyla ancak bu gelişmeleri çok sıkı takip etmemiz gerekiyor. Çünkü iklim değişikliğine uyumlu ektiğiniz zaman sizin beklediğiniz hatta üzerinde verim verecek tohumları yetiştirmeniz gerekir."

Türkiye'de 100 kilogram tohum kullanıyorlarsa 97 kilogramının bu memleketin topraklarında üretildiğini anlatan Yumaklı, patates gibi tohumlarla ilgili de çok yoğun çalışmalarının olduğunu belirtti.

“TKDK İLE ALAKALI DESTEKLERİ 81 İLE YAYGINLAŞTIRDIK"

Bakan Yumaklı, son 22 yılda tarımsal üretim anlamında Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin çok ciddi bir muhasebesini yapmak gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Güçlü altyapı, son 22 yılda yapılan politikalarla ve desteklerle sağlandı. Kırşehir, gıda arz güvenliği açısından önemli bir şehir. Bütün yatırımları bugünün parasıyla hesap ettiğimizde yaklaşık 18,2 milyar liralık yatırım yapılmış Kırşehir'e. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın başta Kırşehir olmak üzere, üretim yapan bütün illere karşı gösterdiği ilgi ve teveccühün çok önemli bir göstergesi bu. 44 tane tesis var mesela. Yaklaşık 5 milyar hatta bunun da üzerinde bir rakamla yine kırsal kalkınma destekleri var. Bugün valilikte konuştuk, TKDK ile alakalı bunu 81 ile yaygınlaştırdık. Buradan da bunun duyurusunu yapmış olayım. Kırşehir'e de TKDK ofisi açıldı. Ben bütün üreticilerimizin projeleriyle buradan sağlamış olduğumuz hibe desteklerini mutlaka arkadaşlarımızla konuşmalarını istiyorum. Yaklaşık 786 milyon Avroluk üçüncü IPARD için finansmanı toparladık. Bunun tamamını Türkiye'de üretim yapan çiftçilerimizle buluşturmaya kararlıyız. Bu manada da bugün Kırşehir'deyiz. Kırşehir'deki bütün üreticilerimizi bu desteklerden yararlanmaya davet ediyorum."

“TARIMSAL İHRACAT RAKAMI 31 MİLYAR DOLAR OLDU"

Kırşehir'de tarla bitkileri üretimindeki artışın yaklaşık yüzde 55, büyükbaş hayvan varlığındaki artışın 5 kat, küçükbaş hayvan varlığındaki artışın da 4 kat olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, bu sayede son 20 yılda Kırşehir'in tarımsal hasılasının yaklaşık 18 kat arttığına işaret etti.

Tarımsal üretimin yararlı ve kaliteli yapılmasının önemine değinen Yumaklı, TAKE projesi hakkında da bilgiler verdi.

Yumaklı, bu projenin yaklaşık 3 yıl önce başladığını anımsatarak, şöyle devam etti:

"Son 2 yılda büyük bir ivme kazandı. 3 yılda 1241 projeye ayırmış olduğumuz kaynak tutarı yaklaşık 1 milyar lira. 2024 yılında, son 3 yılda harcamış olduğumuz bu rakamın yarısı kadar, yani 520 milyon liralık bir kaynağı bu projeye ayırmış durumdayız. Anlatmaya çalıştığımız, sizlerle paylaşmaya çalıştığımız şey şu; Türkiye'nin kendi vatandaşına gıda arz güvenliği açısından herhangi bir sorun yaşatmayacak potansiyele sahip olduğunu biliyoruz hatta daha fazlasını da yapabilir. Ülkeye gelen turistlerin, misafirlerin ihtiyacını karşılayabilir. Bunların da ötesinde ihracat yaparak ülkeye döviz kazandırmak mümkün. Geçtiğimiz yıl bu rakam 31 milyar dolar oldu. Bunlar hep sizin sayenizde, sizin ürettiğiniz ürünlerden oldu. Biz istiyoruz ki daha fazlası olsun. Elde edilen bu refahtan herkes eşit bir şekilde faydalanmış olsun inşallah."

Bugün 500 çiftçiye yüzde 60 hibeli sertifikalı yağlık ayçiçeği tohumunu, 575 çiftçiye yüzde 50 hibeli yerli ve milli nohut tohumunu dağıtacaklarını ifade eden Yumaklı, bu kadim toprakların boş kalmaması için çiftçilerin kararlılığının önemine dikkati çekti.

Bakan Yumaklı ve il protokolü, konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıttı.

MALYA TARIM İŞLETMESİNİ ZİYARET

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırşehir programı kapsamında MALYA Tarım İşletmesi Müdürlüğünü de ziyaret ederek, kuzu katımı programına iştirak etti.

Burada açıklamada bulunan Bakan Yumaklı, bu işletmenin 219 bin dönümlük hari bir yer olduğunu belirterek, işletmede 12 bine yakın Akkaraman ve Malya cinsi koyun bulunduğunu anlattı.

Pazartesi günü açıkladıkları hayvancılık yol haritasında söyledikleri hususların aslında burada tezahürünü gördüklerini vurgulayan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne demiştik orada biz, büyükbaş hayvancılıkla alakalı verimi arttıracağız. Küçükbaş hayvancılıkta da hem verimi hem kaliteyi arttıracağız. Özellikle hayvan hastalıklarıyla alakalı çok ciddi mücadele planımız ve programımız var. Burada küçükbaş hayvanlar için yapılacak olan hem çiçek aşısı hem de koyun, oğlak vebası ile alakalı aşıları bakanlık olarak bizler karşılayacağız. Yine aile işletmelerimizi destekleyeceğiz. Onlara ilk defa verilecek birçok destek programı belirledik. Çok kısa bir süre içerisinde de detaylarını arkadaşlarımız açıklayacaklar. Özellikle gençlerimizin ve kadın girişimcilerimizin tarımsal üretimin içerisinde hem bitkisel üretim hem de hayvansal üretim yönüyle olmalarını istiyoruz. Onlara da yine bu üretimi yapmaları ve Türkiye'nin üretimine katkıda bulunmaları sebebiyle desteklerimiz olacak. Bir konu daha söylemiştik. O da Türkiye'nin hem büyükbaş hayvancılık hem de küçükbaş hayvancılıkta damızlık ihtiyacını Et ve Süt Kurumu ile TİGEM işbirliğiyle çok daha üst kademeye taşımak ve üreticilerimizin, besicilerimizin o damızlık ihtiyacını, üstün nitelikli damızlık ihtiyacını karşılayacak bir yapıya kavuşturmak. Bunlar zaten yapılıyor idi. Ancak biz bunu bir üst seviyeye taşıyarak, üreticilerimizin ellerindeki halihazırda yapmış oldukları hem besi açısından hem de süt açısından büyükbaş ve küçükbaş hayvanların daha iyileriyle değiştirilerek, onların sürülerinin kabiliyetini, kapasitesini ve verimliliğini arttırmak istiyoruz."

Bakan Yumaklı, işletmedeki kuzuların her birinin besicilerin, üreticilerin çiftliklerine gideceğini ve ülke üretimine katkıda bulunacağını söyledi.

Geçen yıl burada yüzde 46 olan ikiz kuzulamanın, bu yıl yüzde 51'e çıktığına dikkati çeken Yumaklı, verimlilikle alakalı çıtayı çok daha yukarılara taşıyacak uygulamaları devam ettirdiklerini aktardı.

“BUNUN ADI FIRSATÇILIKTIR"

Son dönemde özellikle et üzerinden devam eden bir tartışma olduğunu kaydeden Yumaklı, şunları söyledi:

“Bizim ülkemizin tarımsal üretim açısından gıda arz güvenliğini etkileyecek herhangi bir problemi yoktur. Ben bunu söylemekten imtina etmeyeceğim, hep söyleyeceğim. Hem bitkisel üretimde hem hayvansal üretimde bizim gerekli üretimimiz mevcut. Peki bu tartışma neden çıkıyor, bu tartışmayı, Rekabet Kurulu bugün açıkladı, sektör paydaşları açıkladı. Bunların herhangi bir maliyet artışıyla ya da üretimin azlığı ya da çokluğuyla açıklanabilir bir yönü yok. Bunun adı fırsatçılıktır. Ramazan öncesi fırsatçılığıdır. Açıkçası bunu da anlamakta güçlük çekiyoruz. Biz, Ticaret Bakanlığımızla birlikte bu fırsatçılara göz açtırmayacağız. Şöyle bir algı var, sanki Türkiye'de tüketilen etin hepsi yurt dışından geliyor, değil. Yani bizim hayvan sayılarımıza baktığımız zaman şu anda piyasa regülasyonu için yapılan ithalatın çok küçük bir oran olduğunu görürüz. Maalesef bu biraz da 'kuşa bak' diye bakışların yönünü o tarafa çevirip, fırsatçıların bu taraftan hakikaten tüketicilerin, bu ülke halkının cebinden tabiri caizse hiç hak etmedikleri bir geliri elde etmeleri anlamına gelir. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Biz üreteceğiz, daha fazla üreteceğiz. Bugün bu içinde bulunduğumuz işletme gibi işletmeler bizim üreticilerimizin sürülerinin ya da bizim üreticilerimizin üretim yaptıkları alanların verimli üretim kapasitesini arttırmaya devam edecek. Buna da birebir sizler de şahit oldunuz. Ben şimdiden bütün besicilerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Gerçekten bu üstün nitelikte hem büyükbaşta hem küçükbaşta ırkların, bizim hayvansal üretim kapasitemizi çok daha yukarılara taşıyacağını tekraren ifade etmek istiyorum."

Yumaklı, hayvancılık yol haritaları açıklandığı andan itibaren sektörden çok güzel dönüşler aldıklarını belirtti.

Ülkenin gıda arz güvenliği açısından herhangi bir problemi olmadığını da vurgulayan Bakan Yumaklı, “Biz üretimimize devam edeceğiz. Hem kendi vatandaşlarımızın hem ülkemize gelen turistlerin ihtiyacını karşılayacağız. 2023 yılı ihracat rakamımız 31 milyar dolardı, bunu 35 milyar dolarlara, 40 milyar dolarlara çıkaracak gerekli üretim artışını yapacağız inşallah, üreticilerimizle birlikte. Bu konuda hem onlar kararlı hem de biz kararlıyız." diye konuştu.

Bakan Yumaklı, açıklamasının ardından, yaralı halde bulunan ve tedavisi tamamlanan puhuyu doğaya saldı.​​