Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 563 tesisin açılış töreninde yaptığı konuşmada, suyun yalnızca temel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda stratejik bir kaynak olduğunu vurguladı.
Su saatleri, su terazileri ve su kemerlerinin birer sanat ve mühendislik şaheseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bilhassa medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir. Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın, en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda, bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor.
Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor; bakınız dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5'i tatlı sulardan oluşuyor. 1960'da 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşı aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi, Dünya Su Kalkınma Raporu'na göre 2050'de yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi, en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz."
"GÜRÜL GÜRÜL AKAN SUYU BİLE İSRAF ETMEDEN KULLANMALIYIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda olduğunu söyledi. Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye'de bu rakamın yıllık 574 milimetre olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz."
Sayın Bakan Yumaklı, Türkiye'nin, suyu sadece kullanan değil, yöneten, planlayan ve geleceğe taşıyan ülke haline geldiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Bugün yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle toprağın ne zaman su istediğini biliyoruz. Son 23 yılda yer altına döşediğimiz, dünyanın çevresini üç kez dolaşabilecek uzunlukta, yani 120 bin kilometrelik boru hattı, sadece bir altyapı hizmeti değil, Anadolu'nun bereketini geleceğe taşıyan su damarlarıdır. İnşa ettiğimiz kapalı borulu sulama sistemleri sayesinde her yıl yaklaşık 10 milyar metreküp su tasarrufu sağlıyoruz. Bu, gelecek nesillere bırakılan bir emanettir. Çünkü biz, su zengini bir ülke değiliz. Aksine, suyu dikkatli kullanmak zorunda olan bir ülkeyiz. Bu nedenle dönem, suyu koruma ve akıllı yönetme dönemidir."
Suyu artık sonsuz bir kaynak değil, stratejik bir varlık olarak ele aldıklarını belirten Sayın Yumaklı, bu anlayışla Su Kanunu çıkarılması için yapılan çalışmayla suyun statüsünün netleştirildiğini, yer altı ve üstü suların birlikte yönetileceğini ifade etti.
Sayın Bakan Yumaklı, Ulusal Su Bilgi Sistemi ile veri temelli yönetimin altyapısı kurduklarını bildirerek, "Sulamadaki parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için Türkiye Sulamaları Merkez Birliği ile işletme, bakım ve su dağıtımını tek çatı altında toplamayı hedefliyoruz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerindeki Su Verimliliği Seferberliği'ni küresel bir farkındalığa dönüştürmeye devam ediyoruz." diye konuştu.
"KURUYAN GÖLLER İÇİN EYLEM PLANLARINI DEVREYE ALDIK"
Kuruyan göller için eylem planlarını devreye aldıklarını anımsatan Sayın Bakan Yumaklı, Ulusal Su Planı ile havza bazlı, iklim değişikliğine uyumlu ve arz-talep dengesini gözeten uzun vadeli yol haritası uyguladıklarını söyledi.
Sayın Bakan Yumaklı, su alanındaki bütün bu dönüşümün tesadüfi olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Hayata geçirdiğimiz her tesis, yalnızca bugünün değil, geleceğin de nişanesidir. Bu eserler, bir milletin alın teriyle yükselen ortak gururudur. Yusufeli Barajı, göğe yükselen bir zafer anıtıdır, Deriner Barajı, bir vadinin sessizliğine yazılmış güçlü bir iradedir, Ilısu Barajı, Mezopotamya'nın kalbine bırakılmış bir bereket timsalidir, Ermenek Barajı, dar bir vadinin gizli hazinesidir. Mavi Tünel, susuzluğa yazılmış bir cevaptır, Anamur'dan Kuzey Kıbrıs'a uzanan deniz geçiş hattı da coğrafyayı aşan bir kardeşlik abidesidir. Bugün açtığımız tesisler, Türkiye'nin geleceğine atılmış 563 güçlü imzadır. Bu tesisler toprağa hayat, millete güven, geleceğe umut taşımaktadır.