“Sıfır Kirlilik Eylem Planı Ara Dönem Gözden Geçirme Raporu" su kirliliğin azaltılmasını yalnızca çevre için değil; insan sağlığı, yaşam kalitesi ve ekonomik sürdürülebilirlik için kritik bir konu olarak ele alıyor.
2021'den bu yana bazı alanlarda ilerleme görülse de, bazı başlıklarda değişimin yavaş kaldığı ve özellikle izleme/veri eksiklerinin (ör. mikroplastikler, farklı kirleticilerin birlikte etkisi) önemli bir ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Suda En Önemli Kirlilik Kaynakları ve Hedefler Belirlendi
Rapora göre temiz tatlı su ve sağlıklı denizler; tarım, sanayi, gıda güvenliği ve halk sağlığı için kritik bir öneme sahip. Su ortamlarında öne çıkan riskler arasında; gübre kaynaklı azot–fosfor kirliliği, tarım ilaçları (pestisitler), ilaç kalıntıları (antimikrobiyaller), mikroplastikler ve PFAS gibi kalıcı kimyasallar yer alıyor.
2030'a kadar su kirliliğinin belirgin şekilde azaltılması, 2050'ye doğru ise (uzun vadede) daha temiz ve sağlıklı su ekosistemlerine ulaşılması hedefleniyor.
İçme Suyu ve Yeraltı Suyunda Erken Uyarı ve Önleme
Rapor, yeraltı suyu ve içme-kullanma suyunda risklerin daha erken fark edilmesi ve daha sıkı bir kalite yaklaşımı gerektiğini ifade ediyor. Özellikle kırsal alanlarda gübre ve pestisit kullanımı, içme suyu kaynakları için önemli bir risk olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle daha doğru gübreleme, iyi tarım uygulamaları ve çiftçiye yönelik rehberlik/destek mekanizmalarının güçlendirilmesi öneriliyor.
“Kaynaktan Denize" Yaklaşımı, Kalıcı Kimyasallar ve Yatırımlar
Kirliliğin çoğu zaman karada başlayıp nehirler–göller–yeraltı suları üzerinden denize taşındığına dikkat çekiliyor; bu nedenle yönetimin havza ölçeğinde, “kaynaktan denize" anlayışıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Denizlerde plastik kirliliği hâlâ en görünür sorunların başında geliyor. Ayrıca PFAS gibi kalıcı kimyasalların su ve toprakta birikimi büyüyen bir risk olarak değerlendirilerek; kısıtlama, arıtma teknolojileri, maliyet analizi ve izleme çalışmalarının hızlandırılacağı belirtiliyor.
Raporda; su/atıksu altyapısı yatırımları ve dijital izleme (sensörler, gerçek zamanlı takip, uydu verisi, yapay zekâ) ile kirlilik olaylarına daha erken müdahale edilmesinin çözümün önemli bir parçası olduğunu vurgulanıyor.